Yeniden Refah Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç:
“Ara seçime de varız, erken seçime de hazırız”
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, gündemdeki ara seçim tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Önceliğimiz erken genel seçimin yapılması ama bu arada bir ara seçim kararı alınacak olursa elbette ki buna da varız, hazırız. Bunun için de zaten her an seçim olabilirmiş gibi de çalışıyoruz” dedi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, partisinin haftalık Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından gündeme ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu.
Kılıç, konuşmasının başlangıcında Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde yaşanan silahlı saldırı nedeniyle eğitim ve emniyet camialarına geçmiş olsun dileklerini iletti. Ardından uluslararası gelişmelere değinen Kılıç, İsrail’e yönelik sert eleştiriler yöneltti; ekonomi yönetimini ise enflasyon, tarımdaki daralma ve artan borçluluk üzerinden eleştirdi. Kılıç ayrıca sahadan gelen talepler doğrultusunda kredi yapılandırması, sicil affı, vergi ve SGK borçlarının yapılandırılması, KHK mağdurlarının haklarının iadesi ve polislerin özlük haklarının iyileştirilmesi çağrısında bulundu.
Siverek’teki saldırı için geçmiş olsun mesajı
Kılıç, açıklamasının ilk bölümünde Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde yaşanan silahlı saldırıya değindi. Saldırıyı gerçekleştiren kişinin 2007 doğumlu olduğunu ve eski okuluna silahlı saldırı düzenledikten sonra intihar ettiğini belirten Kılıç, olayda çok sayıda öğretmen, öğrenci ve polisin yaralandığını söyledi. Siverek Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınan 16 vatandaşa acil şifalar dileyen Kılıç, eğitim ve emniyet camialarına geçmiş olsun dileklerini iletti.
Uluslararası gelişmelerde sert açıklamalar
Konuşmasının devamında uluslararası gündemi değerlendiren Kılıç, Ortadoğu merkezli gelişmelerin dünya siyasetini sarsmaya devam ettiğini söyledi. İsrail’e yönelik son derece sert ifadeler kullanan Kılıç, Vatikan ve Papa’nın da İsrail’in politikalarına destek vermedikleri gerekçesiyle tehdit edildiğini öne sürdü.
Kılıç, “Siyonist terör şebekesi” ifadesini kullanarak, bu yapıya karşı dünyada yükselen tepkiyi önemli ve değerli bulduklarını söyledi:
“Hürmüz Boğazı’nı ele geçirme hayali kursağında kalan ABD’ye; NATO üyesi İngiltere, İtalya, Fransa, İspanya gibi ülkelerin destek vermeyeceğini açıklaması; İran’a yönelik uluslararası hukukta dayanağı olmayan saldırıların savaş suçu olduğunun görülmesi bakımından çok önemlidir. Kuşkusuz bu sürecin sonunda eli kanlı katiller Trump ve Netanyahu, işledikleri cinayetlerin, toplu ölümlerin ve işgallerin hesabını Uluslararası Ceza Mahkemesinde verecektir.”
“Enflasyon düşmüyor, ekonomi yönetimi başarısız”
Ekonomi başlığında hükümetin ekonomi politikalarını sert sözlerle eleştiren Kılıç, savaşın etkileri ya da enerji maliyetlerindeki artış gibi gerekçeler öne sürülse de Türkiye’de enflasyonun düşmediğini söyledi:
“TÜİK verilerine göre bile enflasyon azalmıyor, artıyor. Ekonomi yönetiminin mazereti belli: “Yaşanan savaş nedeniyle artan enerji maliyetleri” diyecekler. Fakat dikkat çekilmesi gereken husus şudur; savaşan ülkelerden çok daha yüksek enflasyon Türkiye’de yaşanıyor. En başta gıda enflasyonu, Türkiye’de maalesef önlenemiyor. Mart ayı gıda enflasyonu yüzde 32,36! Mart ayında tarım sektöründe açıklanan büyüme rakamı ise yüzde 8,8 NEGATİF BÜYÜME. Negatif büyüme demek aslında yüzde 8,8 küçülme demek. Ama küçüldük demeye dili varmıyor negatif büyüdük diyor. Bu demektir ki üretim azalmış, rekolte düşmüş. Oysa gıdada enflasyonun düşmesi; üretimin çoğalmasına, kalitenin artmasına bağlı. Köylü mutsuz, çiftçi isteksiz, gençler tarım ve hayvancılığa ilgisiz.
Kumluca ziyaretleri: Üreticinin talepleri sıralandı
Sahadan gözlemlerini de paylaşan Kılıç, Kumluca Yaş Sebze ve Meyve Hali’nde esnafı ziyaret ettiklerini, Kumluca Ziraat Odası’nda ise üreticileri dinlediklerini anlattı:
“Bu tabloyu biz de sahada gözlemliyoruz. Kumluca Yaş Sebze ve Meyve Hali’nde esnafımızı ziyaret ettik, Kumluca Ziraat odasında üreticilerimizi dinledik. Üretici feryat ediyor: Mazottan KDV alınmamalıdır. Gübre çiftçiye kârsız satılmalıdır. HAL YASASI acilen çıkarılmalıdır. Gençlerin köyde kalması, toprakla barışması, sürüyle buluşması, tarımla uğraşması teşvik edilmelidir.”
“Yeniden Refah tüm kadrolarıyla sahada”
Partilerinin saha çalışmalarına da değinen Kılıç, Yeniden Refah Partisi’nin tüm kadrolarıyla sahada olduğunu ve bu nedenle toplumun sorunlarını doğrudan gözlemlediklerini ifade etti.
Genel Başkan Dr. Fatih Erbakan başkanlığında MYK ve MKYK üyelerinin hafta sonu Gaziantep ve Kilis’te Anadolu Buluşmaları kapsamında saha taramaları yaptığını söyleyen Kılıç, esnafın, vatandaşların ve sivil toplum kuruluşlarının ziyaret edildiğini belirtti. Kendisinin de Antalya, Isparta ve Burdur’da halk ve esnaf buluşmaları gerçekleştirdiğini kaydeden Kılıç, elde ettikleri tespitleri paylaşmaya ve TBMM gündemine taşımaya devam edeceklerini söyledi. Saha ziyaretlerinin en önemli sonuçlarından birinin toplumun bütün kesimlerinde hissedilen borç baskısı olduğunu belirten Kılıç, çiftçilerin Tarım Kredi Kooperatifleri’ne ve Ziraat Bankası’na, esnaf ve KOBİ’lerin ise Esnaf Kefalet Kooperatifleri’ne, Kredi Garanti Fonu’na, Halkbank’a ve TMSF’ye borçlu olduğunu söyledi.
Vatandaşların kredi kartı borcunu başka kartlarla çevirmeye çalıştığını belirten Kılıç, toplumun geniş kesimlerinin büyük bir ödeme güçlüğü yaşadığını ifade etti. Bu tablo nedeniyle uzun vadeli kredi yapılandırması ve sicil affı beklentisinin her geçen gün arttığını dile getirdi.
Küresel İflas Raporu ve icra dosyaları üzerinden hükümete eleştiri
Kılıç, son günlerde açıklanan “Küresel İflas Raporu”na işaret ederek, 2025 yılında dünya genelinde şirket iflaslarının yüzde 7, Türkiye’de ise yüzde 29 arttığını söyledi. Raporda, Türkiye’deki artışın yüksek reel faizler, krediye erişim güçlüğü ve sıkı finansal koşullardan kaynaklandığının belirtildiğini ifade etti.
Adalet Bakanlığı ve BDDK verilerine göre 2016’da 27 milyon olan icra ve iflas dosyası sayısının 2025 yıl sonu itibarıyla 35 milyonu aştığını belirten Kılıç, 2 milyon şirket ile 11 milyondan fazla vatandaşın sicil affı beklediğini söyledi.
BDDK’nın sunduğu 48 aylık ve yüksek faizli yapılandırma modelinin çözüm üretmediğini savunan Kılıç, hükümetin en kısa sürede düşük faizli ve uzun vadeli kredi yapılandırmasını gündeme alması gerektiğini ifade etti.
Vergi ve SGK borçları için faizsiz yapılandırma çağrısı
Kılıç, yalnızca bankacılık sistemi içindeki borçların değil, kamuya olan borçların da yapılandırılması gerektiğini söyledi. Sicil affıyla birlikte şirketlerin ve işletmelerin finansmana erişiminin önündeki engellerin kaldırılmasını isteyen Kılıç, ödenemeyen vergi ve SGK borçlarının da faizsiz yapılandırma kapsamına alınması gerektiğini belirtti.
Bu adımların piyasaları rahatlatacağını savunan Kılıç, reel sektörün, esnafın, çiftçinin ve vatandaşın nefes alabilmesi için kapsamlı bir ekonomik rahatlama programına ihtiyaç olduğunu vurguladı.
KHK mağdurları için hak iadesi
Kılıç’ın gündeme getirdiği başlıklardan biri de KHK mağdurları oldu. Sokaktan gelen talepler arasında Kanun Hükmünde Kararname mağdurlarının da bulunduğunu belirten Kılıç, KHK ile işten çıkarılan, yargılanan ancak sonunda beraat eden ya da hakkında takipsizlik kararı verilen kişilerin kamusal haklarının iade edilmesi gerektiğini söyledi.
Polis Meslek Kanunu ve özlük hakları çağrısı
Polis Meslek Kanunu’na ilişkin düzenlemelerin artık ertelenmemesi gerektiğini söyleyen Kılıç, yıllardır bekletilen yasal düzenlemenin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ele alınması gerektiğini kaydetti.
Ara seçim sorusuna yanıt: “Seçime hayır demeyiz”
Basın toplantısında ara seçim tartışmaları da gündeme geldi. Kılıç, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in geçen hafta partilerini ziyaret ettiğini ve gündeminde ara seçim konusunun bulunduğunu söyledi. Aynı konuda diğer partilere de ziyaretler yapıldığını belirten Kılıç, Yeniden Refah Partisi’nin bu konuda ilkesel yaklaşımını açıkladı.
“Muhalefete muhalefet etmeyiz, seçime de hayır demeyiz” diyen Kılıç, bir muhalefet partisinin seçime hayır demesinin, seçime hazır olmadığını göstermesi anlamına geleceğini savundu. Bununla birlikte partilerinin asıl önceliğinin erken genel seçim olduğunu söyleyen Kılıç, Türkiye’nin erken seçime gitmesi gerektiğini ifade etti.
Kılıç, erken genel seçimle birlikte hem Cumhurbaşkanlığı seçiminin hem de TBMM’nin yenilenmesi gerektiğini dile getirerek, milletin iradesinin yeniden sandığa yansıması gerektiğini söyledi.
“Ara seçime de varız, erken seçime de hazırız”
Ara seçim kararı alınması halinde buna da hazır olduklarını belirten Kılıç, partilerinin her an seçim olacakmış gibi çalıştığını söyledi:
“Sayın Özgür Özel geçen hafta perşembe günü partimizi ziyaret etti. Gündeminde ara seçim konusu vardı. Yeniden Refah Partisi olarak öncelikle yaklaşımımız şu: Muhalefete muhalefet etmeyiz. Seçime de hayır demeyiz. Herhangi bir muhalefet partisinin herhangi bir seçime hayır demesi ‘ben seçime hazır değilim’ anlamına gelecektir. Dolayısıyla seçime hayır demiyoruz ama Yeniden Refah Partisi’nin gündeminde bir erken seçim var. Türkiye’nin erken seçime gitmesi gerektiğine inanıyoruz. Erken genel seçimle hem Cumhurbaşkanlığı seçimi yenilenmeli hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi baştan aşağı yenilenmeli. Millet bu anlamda iradesini göstermelidir. O nedenle önceliğimiz erken genel seçimin yapılması ama bu arada bir ara seçim kararı alınacak olursa elbette ki buna da varız, hazırız. Bunun için de zaten her an seçim olabilirmiş gibi de çalışıyoruz.”
Operasyonlar ve Mansur Yavaş sorusu: “Hukuk partilere göre işlememeli”
Kılıç, belediyelere yönelik operasyonlar ve Mansur Yavaş’la ilgili soruya ise şu yanıtı verdi:
“Yeniden Refah Partisi olarak, bir adil düzen partisi olarak, hukukun üstünlüğüne inananların partisi olarak, bakın üstünlerin hukukuna değil, hukukun üstünlüğüne inananların partisi, yeni refah partisi olarak kanaatimiz ve görüşümüz şudur. Bir konu başlığı altında operasyon yapılacaksa partiler arasında ayrım gözetilmemelidir. Aynı suçu A partili bir belediye başkanı işlediğinde suç olmuyor da B partili C partili bir belediye başkanı işlediğinde suç oluyorsa bu hukuktan uzaklaşmaktır. Altını çiziyorum. Üstünlerin hukukuna değil, hukukun üstünlüğüne inanan Yeniden Refah Partisi olarak tüm partiler ve belediyelerle ilgili olarak yargılama süreçlerinin adaletle, hakkaniyetle işletilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Adaletsizlik yapılmamalı, partisine göre muamele ortamı oluşturulmamalıdır. Aksi takdirde kurumlara olan güveni sarsılıyor vatandaşın, adalete olan güveni sarsılıyor, yargıya olan güveni sarsılıyor. Oysa ki devlet demek adalet demektir.”