Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, milletvekili transferlerine tepki göstererek, “Siyasi partilerin köşeye sıkıştırılmasını ve siyaset yapamaz hale getirilmesini onaylamıyor ve doğru bulmuyoruz. Bu giderek Türkiye’de siyaseti daraltan bir durum. Vatandaşın da siyasete ve siyasi partilere olan inancını sarsan bir durumdur.” ifadelerini kullandı.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Haftalık Olağan MYK toplantısı sonrası düzenlediği basın toplantısında; Suriye ve Venezuela’daki gelişmelerden infaz düzenlemelerine, ekonomik krizden emekli maaşlarına kadar birçok başlıkta kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
‘Çalışan Gazeteciler Günü kutlu olsun. Peki ya çalışamayan gazeteciler ne olsun?’
10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayarak konuşmasına başlayan Kılıç, gazeteciliğin hem dünyada hem de Türkiye’de giderek zorlaşan bir meslek haline geldiğini söyledi.
Kılıç, “Çalışan Gazeteciler Günü kutlu olsun. Peki ya çalışamayan gazeteciler ne olsun? Onların da günü kutlu olsun. Gazetecilik, dünyanın da Türkiye’nin de en zor mesleklerinden biri oldu maalesef. Gazeteci hakikati söylese tutuklanma riski var, söylemese vicdan muhasebesi var. Şairin dediği gibi; ‘Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil’” ifadelerini kullandı.
‘Suriye’nin üniter yapısı mutlaka korunmalıdır’
Bölgede yaşanan sıcak çatışmalara dikkat çeken Suat Kılıç, Suriye’nin istikrarsızlaşmasından ve İsrail güdümlü iç savaş senaryolarından ciddi endişe duyduklarını ifade etti.
SDG’nin “10 Mart Mutabakatı”na uymadığını ve Suriye Devleti ile silahlı çatışma yolunu seçtiğini belirten Kılıç, bu tercihin arkasında İsrail’in ve PKK/YPG’yi eğiten ve donatan ABD’nin bulunduğunu söyledi.
Kılıç, “Sürecin başından bu yana ‘YPG bitmeden PKK bitmez’ diyerek dikkat çektiğimiz endişeler bir bir gerçekleşiyor” dedi.
Suriye’nin üniter yapısının mutlaka korunması gerektiğini vurgulayan Kılıç, sivillerin can ve mal güvenliğinin sağlanarak ülkenin parçalanmasına engel olunması gerektiğini ifade etti. Suriye’de Kürtlerin, Arapların, Türkmenlerin, Şiilerin ve Dürzilerin anayasa temelinde eşit yurttaşlık haklarının korunması gerektiğini söyleyen Kılıç, etnik ve inanç grupları arasında iç barışın mutlaka tesis edilmesi gerektiğini belirtti.
‘Tepkisizlik ve teslimiyetten sonra gördük ki Dünya 1’den bile küçüktür!’
Venezuela’da yaşanan gelişmelerin dünya barışını tehdit ettiğini ifade eden Suat Kılıç, orta vadede yeni bir dünya savaşının tetiklenebileceği uyarısında bulundu:
“Aylardır vahşi batının yeni kovboy düzenine dikkat çekiyoruz. Amerika’nın gözü Venezuela petrol rezervlerindedir. Daha ilk günden 50 milyon varil petrol gasp edilmiştir. Kuşku yok ki Maduro’yu itirazsız teslim edenler, Venezuela halkının geleceğini ve tüm doğal rezervlerini de tek kurşun atmadan teslim etmişlerdir. Bu hatalı seçim ve tepkisiz teslimiyet, kendi tercihleridir. Bedelini de önümüzdeki yüzyıllar boyunca gözyaşlarıyla ödeyeceklerdir. Venezuela halkının ve kurumlarının dirençsizliği, Trump’ı daha da cesaretlendirmiştir. Şimdi, kolay lokma olan Venezuela ile de yetinmemekte; Kolombiya’nın, Küba’nın, Kanada’nın, Grönland’ın işgaline yönelik iştahını seslendirmektedir. Bugüne kadar “Dünya 5’ten büyüktür” diyorduk; tepkisizlik ve teslimiyetten sonra gördük ki, Dünya 5’ten büyük değil Dünya 1’den bile küçüktür.”

‘İnfaz düzenlemesi denilerek yumuşatılan eylem, ‘örtülü af’tır’
İnfaz düzenlemelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Suat Kılıç, cezaevlerinden çıkması gerekenlerin adi suçlular, torbacılar, eşini yaralayanlar değil; fikir ve düşünce suçluları, siyasi tutuklular, gazeteciler ve hasta mahkumlar olduğunu söyledi.
Adaletin terazisinin şaşmaması gerektiğini vurgulayan Kılıç, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un 12. Yargı Paketi’nde infaz düzenlemesi olmayacağını vurgulamasını önemli bulduklarını ifade etti.
MHP’den gelen açıklamaların ise kaygıyla izlendiğini belirten Kılıç, “İnfaz düzenlemesi denilerek yumuşatılan eylem, “örtülü af”tır. Her af, adalete olan güveni daha da sarsmaktadır.” dedi.
‘İç cepheyi kuvvetlendirmek; demokrasiye dönmektir, hukukla yönetmektir’
Son günlerin popüler deyimi ‘İç cepheyi tahkim etmek’ söylemine de değinen Suat Kılıç, devlet ve sisteme karşı yitirilen güvenin yeniden tesis edilmesinin yolunun hukuk ve adaletten geçtiğini söyledi.
Kılıç, “Hükümet, hükmedendir. Hükmetmek, yönetmektir. Yönetim, hukukla şekillenmeli, sistem adaletle yeniden inşa edilmelidir. Sürdürülebilir olan, hepimizin yararına olan, iç barış için gerekli olan hukuktur, adalettir. Türkiye’de bugün Yargı’ya güven diplerdedir. Dost acı söyler; acı da olsa gerçeği söyler. Türkiye, içeride safları tahkim etmek istiyorsa; yapılması gerekenler, demokrasiye dönmek, özgürlükleri pekiştirmek, hukuku güçlendirmektir. İç cepheyi kuvvetlendirmek, işi gücü bırakıp iktidarı desteklemek değildir.
İktidara destek vermeyenleri ihanetle suçlamak değildir.
Kendisi gibi düşünmeyenleri düşmanlaştırmak değildir. İç cepheyi güçlendirmek, muhalefet milletvekillerini kendi saflarına katmak değildir. İç cepheyi kuvvetlendirmek; demokrasiye dönmektir, hukukla yönetmektir, mahkeme kararlarına riayet etmektir, tutuksuz da yargılayabilmektir. İç cepheyi kuvvetlendirmek; “Ey oğul, beysin. Bundan sonra gücenmek bize, affetmek sana” anlayışını benimsemektir. Olması gerekeni söylüyoruz da; televizyon ekranları bize açık değil, kamera ve mikrofonlar da bize kapalı. Çekim varsa da yayın yok. Sesimizi duyan var mı bilmiyoruz!” ifadelerini kullandı.
‘Mutfaktaki yangın söndürülemiyor’

Basın toplantısında gıda fiyatlarındaki artışlara da değinen Suat Kılıç, bazı zorunlu gıda maddelerindeki fiyat artışlarının mutfaktaki yangını gözler önüne serdiğini söyledi.
2017–2025 yılları arasındaki artış oranlarını paylaşan Kılıç, yoğurtta yüzde 3900, tereyağında yüzde 2390, sütte yüzde 1937, sucukta yüzde 2245, domates salçasında yüzde 3454, ayçiçek yağında yüzde 3118 artış yaşandığını ifade etti.
Kılıç, “Sepetteki ürünlerin toplam artış oranı yüzde 2270. Sekiz yıl önce 161 liraya alınan ürünler için bugün 3.835 TL ödemek gerekiyor” dedi.
‘En düşük emekli aylığı asgari ücret kadar olmalıdır’
Mutfaktaki yangını dikkate alarak en düşük emekli aylığının açlık sınırının üçte ikisine bile ulaşmadığını belirten Kılıç, milyonlarca emeklinin primlerinin ve çalışma yıllarının karşılığını alamadığını söyledi. EYT’de yaşanan adaletsizliklere de değinen Kılıç, staj ve çıraklık sürelerinin emeklilikte hesaba katılmamasını eleştirdi. Genel Başkan Dr. Fatih Erbakan’ın görüşlerini hatırlatan Kılıç, en düşük emekli aylığının asgari ücrete, asgari ücretin ise en az yoksulluk sınırının yarısına eşitlenmesi gerektiğini ifade etti.
Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Suat Kılıç, son dönemde yaşanan milletvekili transferlerine ilişkin olarak, bunun seçmenin iradesine aykırı olduğunu söyledi.
Kılıç, “Milletvekillerinin parti değiştirmesini doğru bulmuyoruz. İç barışı tahkim etmek isterken diğer taraftan diğer siyasi parti milletvekillerini iktidar partisinde toplanmasını onaylanmayacak bir davranış olarak değerlendiriyoruz. Gidenler açısından ve oy verenler açısından önemli bir sorundur. Yeniden Refah Partisi’nin düşüncesi; her seçilenin seçildiği partisindeki görev süresi bitinceye kadar seçmenin iradesine saygı göstermesi ve yerinde kalmasıdır. Eğer seçilen açısından o siyasi partide siyaset yapma koşulları tamamen sıfırlandıysa da ya milletvekilliğinden de istifa etmek ya da bağımsıza bu anlamda geçmektir. Siyasi partilerin köşeye sıkıştırılmasını ve siyaset yapamaz hale getirilmesini onaylamıyor ve doğru bulmuyoruz. Bu giderek Türkiye’de siyaseti daraltan bir durum. Vatandaşın da siyasete ve siyasi partilere olan inancını sarsan bir durumdur. Bu milletvekillerini transfer eden partileri de seçmenin sorgulaması lazım.” diye konuştu.