2025 yılı, intihar vakalarında ilk sırada!

2025 yılı, intihar vakalarında ilk sırada!
Yayınlama: 16.09.2026
A+
A-

Türkiye’de intihar kaynaklı ölümler 2025 yılında 4 bin 599’a ulaşarak son 25 yılın rekor seviyesini gördü. Uzmanlar, ekonomik zorlukların ve gelecek kaygısının toplumu derinden etkilediğini belirterek acil önlem çağrısı yapıyor.

​Giderek ağırlaşan yaşam koşulları ve geçim dertleri toplumun ruhsal dengesinde onarılmaz yaralar açarken, rakamlara yansıyan bu tablo artık bıçak kemiğe dayandı dedirtiyor; psikiyatristler yaşanan bu trajik artışın yalnızca bireysel hastalıklarla değil, çığ gibi büyüyen ekonomik ve sosyal çıkmazlarla doğrudan bağlantılı olduğunu güçlü bir şekilde vurguluyor.

CAN KAYIPLARI 25 YILIN ZİRVESİNDE

​Türkiye Psikiyatri Derneği Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Gülin Özdamar Ünal’ın değerlendirmelerine göre, intihar yalnızca tek bir nedene indirgenemeyecek kadar karmaşık bir halk sağlığı sorunu. Vakaların artmasında depresyon veya madde bağımlılığı gibi klinik rahatsızlıklar tetikleyici olsa da asıl tehlike; barınma krizi, işsizlik, gelir güvencesizliği ve sosyal destek eksikliği gibi toplumsal dinamiklerin ruhsal çöküşü hızlandırmasından kaynaklanıyor.

GENÇLER AĞIR BASKI ALTINDA EZİLİYOR

​Özellikle genç kuşaklar; akran zorbalığı, sanal dünyadaki siber zorbalıklar, aile içi sorunlar ve ağır akademik beklentiler nedeniyle çok daha kırılgan bir süreçten geçiyor. Okullardaki rehberlik servislerinin güçlendirilmesi ve üniversitelerde erişimi kolay psikolojik destek merkezlerinin açılması gerektiğini belirten Doç. Dr. Ünal, erken müdahalenin hayat kurtardığını şu sözlerle özetliyor: “Bir gencin yardım almak için ağır bir kriz yaşamasını beklememeliyiz.”

ACİL ULUSAL EYLEM PLANI ŞART

​Ruh sağlığı kliniklerindeki yoğunluk hastaların takibini zorlaştırırken, İntiharı Önleme İl Kurulları’nın çabalarının artık bütüncül bir ulusal eylem planı altında toplanması gerekiyor. İntihar araçlarına erişimin kısıtlanması ve medyanın sorumlu bir dil kullanması gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Ünal, riskleri şu sözlerle sıralıyor: “Aile içi çatışmalar, akran zorbalığı ve siber zorbalık, yalnızlık, şiddet ve istismar, akademik baskı, gelecek kaygısı, ekonomik güçlükler ve ruh sağlığı hizmetlerine ulaşmadaki engeller bu dönemde önem taşıyabiliyor.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.