ABD Başkanı Donald Trump’ın duyurduğu “enerji ateşkesi” açıklamalarından saatler sonra, Ukrayna ve Rusya karşılıklı olarak petrol ve akaryakıt tesislerini vurmaya devam etti.
Küresel akaryakıt krizine çare bulmak amacıyla tarafların anlaştığını ilan eden Donald Trump’ın hevesi adeta kursağında kalırken, sahada ardı ardına patlayan bombalar bu sözde anlaşmanın henüz laftan ibaret olduğunu acı bir şekilde gözler önüne serdi.
ABD Başkanı Trump, 14 Eylül’de Truth Social hesabından yaptığı açıklamada iki ülkenin enerji altyapılarını vurmamak üzere el sıkıştığını iddia ederek, “Ukrayna Rus enerji hedeflerini vurmayacak. Rusya da aynı şeyi yapmayı kabul etti” ifadelerini kullanmıştı. Ancak Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, ortada henüz resmi ve bağlayıcı bir anlaşma olmadığını, Rusya’nın saldırıları durduracağının mutlak surette garanti altına alınması gerektiğini vurgulamıştı.
Ateşkes tartışmalarının yaşandığı 15 Eylül gecesi, Ukrayna İHA’ları Rusya’nın Samara bölgesindeki Rosneft’e ait dev Syzran Petrol Rafinerisi’ni hedef aldı. Rus yetkililer 40’tan fazla İHA’nın etkisiz hale getirildiğini ancak sanayi tesisinin hasar gördüğünü doğruladı. Yıllık 8,5 milyon ton (yaklaşık 65 milyon varil) ham petrol işleme kapasitesine sahip olan; benzin, dizel ve jet yakıtı üreten bu kritik tesis, 2026 yılı içinde 21 Mayıs, 12 Temmuz, 4 Ağustos ve 8 Ağustos tarihlerinde de ağır hasar almıştı. Bilindiği üzere Trump daha önce de artan fiyatlar nedeniyle Zelenski’ye seslenmiş ve, “Zelenski’nin yapması gereken bir şey var: Rusya’daki dizel yakıtı vurmayı bırakmalı.” çağrısını yapmıştı.
Sözde ateşkes gecesinde saldırılar tek taraflı kalmadı. Aynı gece Rusya’ya ait bir insansız hava aracı da Ukrayna’nın başkenti Kiev’de bulunan bir akaryakıt istasyonunu hedef aldı. Meydana gelen şiddetli saldırıda bir kişi ağır yaralanırken, farklı bölgelerdeki depo tesisleri de vuruldu. Yaşanan bu karşılıklı sabotajlar, küresel dizel fiyatlarının tarihi zirveleri gördüğü bir dönemde masadaki enerji ateşkesi formülünün sahada ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha kanıtladı.