Uluslararası kavramların tekrar gözden geçirilmesi gerekiyor

Yayınlama: 22.12.2023
A+
A-

Birleşmiş Milletler, Dünya İnsan Hakları Örgütü, Dünya Af Örgütü, Dünya Sağlık Örgütü ve UNESCO gibi kurumların işlevlerini yerine getiremediğini görüyoruz.

Dünyadaki sorunlara çözüm amacıyla kurulan bu kurumlar, çözümden ziyade problem üretmeye başladı. Geçmişte Bosna Hersek savaşında görmüş olduğumuz katliamlarda Birleşmiş Milletler’in doğrudan rolü vardı. Çünkü Birleşmiş Milletler, ‘Silahsızlandırma’ adı altında Boşnakların silahlarını toplayıp Sırp kasapların elindeki silahları almayarak katliamların önünü açtı. 8000’den fazla insanın katledilmesine sebep oldu. 75 yıldan fazla süredir İsrail sorununda da yine aynı manzara bizi karşılıyor.

İsrail’in katliamlarına göz yuman ve bugüne kadar İsrail’e hiçbir yaptırım uygulayamayan da yine Bir’LEŞ’miş Milletler.
Kıbrıs’ta Rumların katliamına müdahale etmeyen,katliamdan sonra da arabulucu olarak girdiği yeşil bölgede Birleşmiş Milletlerin görevini bir terörist edasıyla Türk tarafına resmen terör uyguladığı ve Türk tarafının yaşamına karşın kısıtlayıcı engellemelere gittiğini gördük.Yine geçtiğimiz aylarda Pile yolunun yapımında Türk tarafının yapmak istediği yola engel olunmuştu. Bu engellemeler neticesinde Türk tarafı Birleşmiş Milletlerin araçlarını dozerlerle ezip geçerek o yolu ile yaptı. Barış ve huzura katkı vermek amacıyla kurulan bu örgütün tamamen huzuru bozan hareketlerle sergilemesi ve katliamlara yol açması örgütlerin ne amaçla kurulduğunu ortaya koyuyor.Türkiye başta olmak üzere Dünyadaki tüm ülkeleri Birleşmiş Milletler ve onun gibi oluşumları lağvetmeye,bir manifesto yayınlamaya davet ediyorum.Artık Bu yüzyılda bu tür örgütlerin Uluslararası literatürde yer almaması gerekiyor.

2020 yılından itibaren yaşadığımız 2 yıllık pandemi sürecinde Dünya Sağlık Örgütü’nün almış olduğu yada alamadığı önlemler ve pandemi sürecini iyi yönetememenin sonucunda yaşlı nufüs başta olmak üzere dünya genelinde 6 milyondan fazla insan hayatını kaybetti.Bu da Dünya Sağlık Örgütü’nün sınıfta kaldığını gösteriyor.
İnsanlığa,insan sağlığına,huzura çok da katkısı olmadığı anlaşılan Dünya Sağlık Örgütü’nün varlığının gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Gelelim İNTERPOL denilen uluslararası Polis Teşkilatı’na.Merkezi Fransa’da bulunan ve Avrupa’da birkaç ülkenin güdümünde olan bu örgüte Türk Polis Teşkilatı ve Türkiye Cumhuriyeti bir hayli para desteği sağlıyor İNTERPOL’de çalışan Türk polislerde var.Ancak söz konusu Türkiye olduğunda aranan teröristler ve kırmızı bültenle aranan suçlularda kafalarına göre bir uygulama yapıyor.Bugüne kadar Türkiye’ye iade ettiği suçlular arasında terör suçlusu bulunmuyor olması da çok ilginç.
İadeler ülkeler arası anlaşmalara göre yapılsa bile İNTERPOL anlaşmalarına göre bir iade söz konusu olmamıştır.Bu yüzden İNTERPOL’e ödenen paralar boşa gidiyor.Bu kurumun da lağvedilmesi veya bu kurumdan Türkiye’nin elini çekmesi gerekiyor.Artık Türkiye’nin kendi Birleşmiş Milletler’ini kendi coğrafyasında ve kendi müttefikleri arasında kurması büyük önem arz ediyor.
Yine Uluslararası seyahat acenteleri,Uluslararası para fonları gibi kurumlar ise tamamen bankerlere,tefecilere ve uluslararası faizcilere çalıştığı için Türkiye’ye veya gelişmekte olan diğer ülkelere bir faydası olmuyor.Bunlar gibi daha adını sayamayacağımız kurum ve kuruluşlar dünya ülkelerinin sırtında bir kambur oluşturmakta.Barış ve huzur getirmek bir yana dursun;kan, gözyaşı ve ölümden başka hiçbir şeye sebep olmamışlardır.Uluslararası arenada tarafsızlığını yitiren tüm kurumların lağvedilmesi hayati önem taşıyor.Aksi halde bu kurumlar tamamen haklının değil güçlünün yanında yer aldığı için gücün üstün tutulduğu bir yapıyla mazluma ve haksızlığa uğrayanlara hiçbir yarar sağlamıyor.
Acilen Türkiye öncülüğünde yeni Birleşmiş Milletler veya yeni Barış Gücü adı altında farklı askeri,ekonomik ve sosyal yapılar kurulması gerekiyor.Temeli atılan D8 ve diğer işbirliği teşkilatları bunlara iyi bir örnek oluşturabilir.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.