Yeniden Refah’tan CHP’ye kritik çağrı

Yeniden Refah’tan CHP’ye kritik çağrı
Yayınlama: 09.06.2026
A+
A-

“Türkiye’yi meşgul etmeyin, iktidarın ekmeğine de daha fazla yağ sürmeyin”

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Suat Kılıç, CHP’de yaşanan ‘mutlak butlan’ krizine ilişkin yaptığı açıklamada, “Türkiye ana muhalefetsiz, ana muhalefet gündemsiz kalmamalıdır. Bir an önce anlaşın, kurultay kararı alın, sorunun kaynağı değil, çözümün adresi olun. Türkiye’yi CHP ile meşgul etmeyin, iktidarın ekmeğine de daha fazla yağ sürmeyin.” ifadelerini kullandı.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, partisinin Haftalık olağan MYK toplantısı sonrası gerçekleştirdiği basın toplantısında Aybüke Yalçın’ı şehadetinin 9. yılında andı.

Aybüke Yalçın’ın öğrencilerine umut olmak için görev yaptığı bölgede hayatını kaybettiğini belirten Kılıç, genç öğretmenin eğitim yoluyla çocukların hayatına dokunmayı hedeflediğini ifade etti. Terör saldırısının yalnızca bir canı değil, aynı zamanda geleceğe dair umutları da hedef aldığını söyleyen Kılıç, Aybüke Yalçın’ın hatırasının milletin vicdanında yaşamaya devam edeceğini kaydetti. Terörü bir kez daha lanetlediklerini belirten Kılıç, Aybüke Yalçın’a Allah’tan rahmet diledi.

“Kadınları aşağılayan, cinsiyetçi, mezhepçi ve ayrıştırıcı söylemlerin toplumda karşılık bulmaması gerekiyor”

Kılıç, sözlerine şöyle devam etti:

“Temas etmek istediğim bir konu da kadınları aşağılayan yorum ve yaklaşımlar. Yaşını başını almış bir iş insanının sözüm ona bir fıkra üzerinden kadınlarımızı aşağılamasını kınadık, ayıpladık. Bu iş insanı kadar, yanında bulunan ve gülmekten kendini alıkoyamayan zevatı da kınadık, ayıpladık. Yaşı başı, serveti, eğitimi ne olursa olsun herkesi cinsiyetçi, mezhepçi, ırkçı fıkralardan, esprilerden, yorumlardan men ediyoruz. Anadolu ana doludur, Anadolu irfan yurdudur. Saygı ve hürmet Anadolu kadınına borcumuzdur. Malum iş insanının özür dilemesi önemli olmakla birlikte, başlatılan yargı sürecini de bu tür münasebetsizliklerin bir daha yaşanmaması adına destekliyoruz. Kadınları aşağılayan, cinsiyetçi, mezhepçi ve ayrıştırıcı söylemlerin toplumda karşılık bulmaması gerekiyor”

“Bu kaos bitmelidir. Kaos eşittir CHP görüntüsü silinmelidir”

CHP’de bugün Meclis’te yaşanan Grup toplantısı krizine değinen Kılıç, taraflara sükünet ve bu kaosu bitirme çağrısı yaptı:

“Siyasetin gündemi CHP’deki kaos. AK Parti CHP’ye ne kadar teşekkür etse az gelir. Ekonomiyi, esnafı, enflasyonu, eğitime, adaleti, aileyi, çiftçiyi, köylüyü değil CHP’yi konuşuyoruz. Türkiye CHP’liler sayesinde CHP’yi konuşuyor, CHP’deki kaosu konuşuyor. Bugün meclise kapılarında yaşanan kaos ve arbede Türkiye’ye yakışmıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yakışmıyor, CHP’ye de yakışmıyor. Bir an önce kavga durmalıdır. Sulh sağlanmalıdır. Kaotik görüntüler ortadan kalkmalıdır. Tarihi bile belli olmayan cumhurbaşkanlığı seçimine yıllar öncesinden çıkarılan adaya endeksi siyaset bırakılmalıdır. Gündem halk olmalıdır. İşsiz gençler olmalıdır. Aksayan sağlık sistemimiz olmalıdır. Gündemimiz çiftçilerimiz köylülerimiz üreticilerimiz olmalıdır. Gündemimiz borç batağındaki Esnafımız olmalıdır, kobilerimiz olmalıdır. CHP’deki kaosun taraflarına aklı selim, sukünet ve suhulet çağrısı yapıyoruz. Bu kaos bitmelidir. Kaos eşittir CHP görüntüsü silinmelidir. Yargı kararından geriye dönüş olmadığına göre bir çözüm ağacı ile geliştirilmelidir. Türkiye ana muhalefetsiz, ana muhalefet gündemsiz kalmamalıdır. Bir an önce anlaşın, kurultay kararı alın, sorunun kaynağı değil, çözümün adresi olun. Türkiye’yi CHP ile meşgul etmeyin, iktidarın ekmeğine de daha fazla yağ sürmeyin. Dost çağrısı bu kadar olur. Doğruya doğru yanlışa yanlışı iktidara. Söylediğimiz gibi CHP’ye de söylüyor.”

“Ömür boyu nafakayı kaldıran Anayasa mahkemesini kutluyoruz”

Yıllardır mücadelesini verdiğimiz bir mağduriyetin mahkeme kararıyla sonlanmış olmasının memnuniyetini yaşıyoruz. Nihayete eren her mağduriyet büyük bir memnuniyettir. Bir yıllık evliliğe bir ömür nafaka garabeti şükür ki son buldu. Her zeminde seslendirdik, kanun teklifleri verdik, ısrar ettik, takip ettik ve neticelendirdik. Şimdi hiç kimse kısa süreli evliliğe süresiz nafaka konusunu kadına yönelik hak gaspı olarak ele almasın, anlatmasın. Zira çocukların bakımına yönelik babanın yükümlülüğü devam edecek. Bakım ve geçim güçlüğü çeken kadının sosyal yardım ihtiyacını da devlet giderecek. Taraflar, nafaka adı altında uygulanan ömür boyu mahkumiyetten kurtulmuş olacak. Nafaka alanın hakkı var da nafaka verenin hakkı yok mu, hayatı yok mu? İsabetli bir karar, doğru bir adım; Anayasa Mahkemesini kutluyoruz.

“Dünyada savaş varsa Türkiye’de de yaşam savaşı var”

‘Şimdi sıra diğer mağduriyetlerde; zira Türkiye Cumhuriyeti aynı zamanda ne yazık ki adeta bir mağduriyetler cumhuriyeti.’ Diyen Kılıç sözlerine şöyle devam etti:

‘Efendim çevremizde savaş var, bu konuların sırası mı’. Evet sırası arkadaşlar, Dünyada savaş varsa Türkiye’de de yaşam savaşı var. 1 günle EYT’de emeklilik hakkını kaçıranlar, şimdi 17 yıl prim ödemek ve beklemek zorundalar. Kademeli geçiş yapılmadığı için, akıl ve mantık kullanılmadığı için oluşan bu mağduriyetin sorumlusu vatandaş değil, devlettir. Devlet, mağdur ettiği vatandaşın hak kaybını gidermeli hak gaspını iade etmelidir. Bir başka mağduriyet sahası staj ve çıraklık mağdurları. Her geçen gün sesleri kısılıyor ama yaklaşan seçimlerle birlikte sesleri de tepkileri de yükselecek. Devlete güvenen, mesleki eğitime, staja, çıraklığa yönlendirilen gençlerimiz sigorta kayıtları açıldığı halde sigortalı sayılmayarak EYT kapsamından çıkarıldı. Devlete güvenin bedeli hüsran olmamalıdır, devlete güven karşılıksız kalmamalıdır. Staj ve çıraklık başlangıcı emeklilik hesabında dikkate alınmalıdır. Devletin şefkat ve adaletle görmesi gereken bir grup da KHK’lı vatandaşlarımızdır. Türkiye Cumhuriyeti, kendi vatandaşlarından adaleti esirgememelidir. KHK’larla devletten atılmış; yıllarca haklarından mahrum bir şekilde yargılanmış, beraat ya da takipsizlik kararı almış, yani Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde aklanmış ihraç kamu çalışanlarının memuriyet hakları iade edilmelidir. Adaletten ayrılmak zulümdür. Ayrılan zalimdir. Devlet zalim olamaz. Devlet haksızlığa kayıtsız kalamaz. 200 bine yakın KHK’lının maruz kaldığı haksızlıklara daha fazla göz yumulamaz.”

“Türkiye’de tarım bitiyor, köylü köyünü çiftçi toprağını terk ediyor”

Bir ton buğdaya devletin verdiği baş fiyat 16 bin 500 lira. Bunun tohumu var, taban gübresi var, üresi var, can gübresi var, traktörü var, mazotu var, pas ilacı, ot ilacı, süne ilacı var. Bir kilo buğdayın çiftçiye maliyeti, bu girdilerle, alın teri hariç, ekipmanların amortismanı hariç 15 lira. Sen veriyorsun 16,5 lira. Enflasyon farkı nerede? Refah payı nerede? Köylü bu rakamlarla borcunu mu kapatsın gelecek yıl için hazırlık mı yapsın? Dikkat çekiyoruz, ikaz ediyoruz: Türkiye’de tarım bitiyor. İster önlem alın, ister almayın köylü köyünü çiftçi toprağını terk ediyor. Köylüye bakmayın, köylüyü görün, sorunları görün, çözüm üretin, sorunları bitirin, tarımı bitirmeyin.”

“Siyasi partileri dernek yasası ile yönetmek yanlıştır”

Yeniden Refah Parti Sözcüsü Kılıç, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

CHP’nin yaşadığı ‘Mutlak Butlan” sürecini bir hukukçu olarak değerlendirilmesi istenen Kılıç, şunları kaydetti:
“Siyasi partilerin her şeyi yüksek yargıda seçimler Yüksek Seçim Kurulunda, üye kayıtları Yargıtay’da, kapatma davaları Anayasa Mahkemesi’nde ama ‘Butlan’ gibi bir siyasi parti için hayati önemde olabilecek kararlar Asliye Hukuk Mahkemesi’nde. Böyle bir çarpıklığın sürdürülebilmesi mümkün değil. Bir Asliye Hukuk Mahkemesi ya da bir üstü olan İstinaf Mahkemesi bir muhalefet partisinin ister ana muhalefet olsun, ister diğer muhalefet partilerinden biri olsun canın üzerinde hayat hakkı üzerinde yönetim hukuku üzerinde böylesi bir tesir icra edemez. Siyasi partileri dernekler yasası ile yönetmek yanlıştır. Siyasi partilerin özgün bir siyasi partiler kanunuyla yönetilmesi lazımdır. Ceza yasaları olan bu kaos ama mevcut hukuk mevcut yardım bu. Konu Yargıtay’da kararın istinafta tedbirli olarak alınmış olması bir hukuk garabeti. Ya Yargıtay İstinaf’ın kararına uymazsa? Bozarsa bunu tedbirli olarak alınmış olmasından dolayı karar behemehal uygulanmış oldu. Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibi parti yönetimini devralmış oldu. Ya Yargıtay Bölge Adliye Mahkeme’sinden gelen kararı bozarsa o takdirde tedbirden dolayı yönetime gelen mevcut Genel Merkez yöneticileri bırakıp gitmek durumunda kalacaktır. Bir partinin hukukuyla bu kadar derinden oynamamak lazımdır. Bu parti ister CHP olsun, ister DEM olsun, ister MHP olsun, ister bir başkası olsun. Partiler olayı yaşatılmıyor. Milyonların emekleri var. Hakkı var, hukuku var, alınteri var. Bir yönüyle böyle bakıyorum. Diğer yönüyle de CHP’deki tarafları kaosu bitirmeye davet ediyorum. Ana muhalefetin partisinden umut kesilirse muhalefetin tamamından umut kesilir. O takdirde seçime gitmeden seçimin sonuçları belirgin hale gelir.”

“İktidar böyle bir ortamda her an seçim kararı alabilir”
Baskın seçim iddialarını da değerlendiren Kılıç, “İktidar kendini hazır hissettiği anda seçim kararını alacaktır. Genel başkanımızın bu konudaki öngörüsü 2027 yılının sonbaharında bir seçim olacağı yönünde ama CHP’deki bu kaotik durum, muhalefetin dağınıklığı, Cumhurbaşkanı adaylarının belirleme süreçlerinde yaşanan belirsizlikler ve deyim yerindeyse AK Parti’nin kendini rakipsiz hissettiği bu ortam her an bir seçim kararı gibi Türkiye’yi karşı karşıya getirebilir. Geçen hafta ifade ettim, bir kez daha söylüyorum. Yeniden Refah Partisi olarak erken seçime de hazırız. Baskın seçime de hazırız” dedi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.