Türkiye’yi sarsan fon skandalında 37 kişi tarafından 18,3 milyar lira iade edilmesine rağmen, Borsa İstanbul’da yaşanan 8,6 trilyon liralık devasa değer kaybı krizin gerçek faturasını gözler önüne serdi. DEVA Partisi’nin verileri tahribatın büyüklüğüne işaret ederken, skandal yüz binlerce yatırımcıyı mağdur etti.
Devede kulak misali, fon vurgununda şüphelilerden tahsil edilen milyarlarca liralık iadeler, sermaye piyasalarında yaşanan devasa çöküşün yanında oldukça sönük kalıyor. Soruşturma kapsamında devletin kasasına geri dönen 18,3 milyar lira, Borsa İstanbul’un sadece son iki ayda yaşadığı 8,6 trilyon liralık tarihi değer kaybının gölgesinde adeta eriyip gidiyor.
Borsada 8,6 trilyonluk kayıp
DEVA Partisi lideri Ali Babacan’ın SPK verilerine dayandırdığı tabloya göre, ağustos sonunda 479 milyar dolar olan şirketlerin toplam piyasa değeri ekim sonunda 305 milyar dolara geriledi. DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal’ın hesaplamasına göre 8,6 trilyon liraya ulaşan bu yüzde 36,2’lik erime, Türkiye’nin 2027 yılı bütçesinin yaklaşık üçte birine denk geliyor.
Kazancın sadece yüzde 9,8’i
Soruşturma kapsamında Tera, Pusula ve Hedef fonlarından 100 milyon liranın üzerinde haksız kazanç sağlayan 214 kişi ve şirketin toplam 187,6 milyar lira elde ettiği tespit edilmişti. TMSF bünyesinde oluşturulan özel hesaplara 30 Ekim itibarıyla 37 kişi tarafından yapılan 18 milyar 340 milyon liralık iade, incelemeye konu olan devasa kazancın henüz sadece yüzde 9,8’ini oluşturuyor.
Borsada tarihi düşüş serisi
Skandalın patlak vermesiyle BIST 100 endeksi 11 Eylül’deki 14.467 puan seviyesinden 30 Ekim’de 10.760 puana çakıldı. Yedi haftalık süreçte yüzde 25,6 değer kaybeden borsa, tarihinin en uzun haftalık kayıp serisini yaşayarak bankacılıktan sanayiye kadar tüm sektörlerde yatırımcılara ağır darbeler vurdu.
455 bin yatırımcı mağdur
Krizin faturası sadece rakamlarla sınırlı kalmadı; SPK kararıyla tasfiye edilen 131 yatırım fonundaki 455 bin 758 yatırımcı doğrudan mağdur oldu. Süreç, Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Ergun’un gözaltına alınması, Takasbank Genel Müdürü Yunus Arıncı’nın istifası ve SPK yönetimindeki peş peşe değişikliklerle finansal sistemin zirvesini tamamen yeniden şekillendirdi.