Sermaye piyasalarını sarsan dev fon soruşturması Borsa İstanbul’dan sonra finansal altyapının kalbi sayılan Takasbank’a sıçradı. Soruşturma kapsamında ifadesi alınan Takasbank Genel Müdürü Yunus Arıncı hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve imza şartıyla adli kontrol kararı verildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, sermaye piyasalarındaki milyarlarca liralık olağan dışı işlemler ve fon manipülasyonlarını mercek altına aldığı soruşturma her geçen gün yeni bir kuruma sıçrıyor. Borsa İstanbul’un zirvesinde yaşanan gözaltı depreminin ardından, sistemin takas ve saklama altyapısını yöneten Takasbank’ın en üst düzey ismi de yargı kıskacına alındı.
GENEL MÜDÜRE ADLİ KONTROL ŞARTI
Soruşturma kapsamında Takasbank Genel Müdürü Yunus Arıncı’nın savcılıkta ifadesine başvuruldu. Edinilen bilgilere göre Arıncı, ifade işlemlerinin ardından yurt dışına çıkış yasağı ve belirli aralıklarla imza verme yükümlülüğünü kapsayan adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Arıncı’ya yönelik bu karar, Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun’un “örgüt üyeliği ve rüşvet” suçlamalarıyla gözaltına alınmasının hemen ardından geldi.
“BİZ KAP’I BAZ ALIYORUZ” SAVUNMASI
Yunus Arıncı, henüz birkaç hafta önce TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda fon soruşturmasının merkezindeki Tera Menkul Değerler’in Takasbank Para Piyasası üzerinden yürüttüğü 9 milyar liralık borçlanma ve 21 milyar liralık teminat işlemleriyle ilgili ter dökmüştü. Tera Portföy’e ait bir fonun SPK onayı teyit edilmeden TEFAS’ta işleme açılmasına yönelik eleştirilere Arıncı, “Biz KAP’ı baz alıyoruz açıkçası” diyerek cevap vermişti. SPK ise izahname değişikliğinin geçerli olmadığını ancak haftalar sonra bildirmiş ve süreçte ciddi bir denetim boşluğu olduğu tartışmalarını alevlendirmişti.
GÖZALTI, ATAMA VE İFADELER PEŞ PEŞE
Fon krizinde son günlerde sermaye piyasalarının tepe yönetimi adeta yeniden şekillendi. Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun’un 31 Ekim’de gözaltına alınmasının ardından yerine vekâleten Atila Türeli getirilirken, 1 Kasım’da SPK Başkanlığına Muhsin Atcı atandı. Ardından gelen Takasbank adımı, finansal mekanizmaların denetim ve gözetim süreçlerine ilişkin soruşturmanın çok daha köklü bir hesaplaşmaya dönüştüğünü gösterdi.