Sıfır atık derken Avrupa’nın çöp deposu olduk

Sıfır atık derken Avrupa’nın çöp deposu olduk
Yayınlama: 03.06.2026
A+
A-

Greenpeace Türkiye’nin yayımladığı yeni politika notu, Türkiye’nin “Sıfır Atık” söylemine tezat oluşturan bir tabloyu ortaya koydu. Avrupa Birliği ülkelerinden Türkiye’ye gönderilen plastik atık miktarının 2025 yılında yüzde 19 artışla 503 bin tona ulaşarak tarihi rekor kırdığı ve ülkenin Avrupa’nın en büyük plastik çöp varış noktası haline geldiği açıklandı.

Greenpeace Türkiye, hafta sonu gerçekleştirilecek Sıfır Atık Forumu öncesinde “Söylemin Ardındaki Gerçek: Türkiye’nin Sıfır Atık Politikasının Görünmeyen Yüzü” başlıklı yeni bir politika bilgi notu yayımladı. Yayımlanan resmi veriler ve analizler, Türkiye’nin kamuoyunda “Sıfır Atık” söylemi ve vizyonuyla öne çıkmasına karşın, sahada Avrupa’nın plastik atıklarının ana varış noktası haline geldiğini ortaya koydu. Bilgi notuna göre, 2025 yılında Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkeden Türkiye’ye gönderilen plastik atık miktarı bir önceki döneme göre yüzde 19 oranında artarak 503 bin tona ulaştı ve tarihi bir rekor kırdı.

2004 YILINDAN BU YANA 435 KAT ARTIŞ
Greenpeace Türkiye’nin paylaştığı veriler, ithal plastik atık miktarındaki tarihsel tırmanışı da çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor. 2025 yılında ulaşılan 503 bin tonluk tarihi rekorla birlikte, AB üyesi ülkelerden Türkiye’ye gelen plastik atık miktarı 2004 yılından bu yana tam 435 kat artış göstermiş durumda. Bu oranlar doğrultusunda Türkiye, Avrupa’nın plastik atık ihracatında açık ara birinci ve en büyük varış noktası olma konumunu sürdürüyor.

GERİ DÖNÜŞÜM ODAKLI YAKLAŞIM VE “BAŞARISIZLIK TABLOSU”
Greenpeace tarafından yapılan kurumsal açıklamada, Türkiye’deki mevcut Sıfır Atık hareketinin, geri dönüşüm oranlarını temel bir başarı göstergesi olarak sunduğu ifade edildi. Ancak raporda, bu yaklaşımın küresel gerçeklerle uyuşmadığı ve bir “başarısızlık tablosu” yarattığı şu gerekçelerle savunuldu:

Dünya genelindeki küresel plastik geri dönüşüm oranı yalnızca yüzde 9 civarında seyrediyor.

Dünya genelinde yılda 400 milyon tonun üzerinde plastik üretimi gerçekleştiriliyor.

Yıllık bazda yapılan bu devasa üretime karşı mevcut geri dönüşüm oranları tamamen etkisiz kalıyor.

COP31 SÜRECİ VE “GERÇEK SIFIR ATIK” KAMPANYASI
Türkiye, Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi (COP31) sürecindeki ana gündem maddelerinden birini “Sıfır Atık” olarak belirlemiş durumda. Kasım 2026’da Antalya’da gerçekleştirilecek olan COP31’e ev sahipliği yapacak olan Türkiye, bu temayı zirvenin eylem ajandasına da ekleyerek küresel ölçekte öne çıkarmayı amaçlıyor.

Söylem ile sahadaki gerçeklik arasındaki derin makasın ve yapısal çerçeveleme sorununun giderilmesi amacıyla Greenpeace Türkiye, “Gerçek Sıfır Atık” adıyla yeni bir kampanya başlattı. Kampanya kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na, Ticaret Bakanlığı’na ve Türkiye’nin COP31 müzakere heyetine yönelik acil kodlu talepler listesi yayımlandı.

GREENPEACE TÜRKİYE’NİN RESMİ TALEPLERİ
Çelişkili politikalara son verilmesi gerektiğini savunan çevre örgütü, karar verici kurumlardan şu somut adımların atılmasını talep ediyor:

İthalat Yasağı: Plastik ve tekstil atıkları ithalatına yönelik istisnasız, kesin ve kalıcı bir yasak kararı uygulamaya konsun.

Yatırımların Durdurulması: Yeni petrokimya yatırımları derhal askıya alınsın ve bu sektöre yönelik sektörel bir moratoryum ilan edilsin.

Eylem Planlarına Entegrasyon: Plastik üretiminin doğrudan kaynağında azaltılmasına yönelik yasal olarak bağlayıcı hedefler, ulusal iklim değişikliği eylem planlarına dahil edilsin.

Uluslararası Net Tutum: BM Küresel Plastik Anlaşması müzakereleri kapsamında, plastik üretimine katı ve net sınırlar getirilmesini savunan bir pozisyon alınsın.

“GERÇEK SIFIR ATIK, BAŞKASININ ÇÖPÜNÜ ALMAKLA OLMAZ”
Greenpeace Türkiye Sosyal ve Ekonomik Sistemler Kampanya Sorumlusu Berk Butan, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin önünde radikal bir politika değişikliği için tarihi bir fırsat penceresi bulunduğunu belirtti. Türkiye’nin anlatının ötesine geçerek gerçek bir liderlik gösterebileceğini ifade eden Butan, mevcut durumu ve çözüm yollarını şu sözlerle özetledi:

“Türkiye 2025’te Avrupa Birliği’nin plastik çöpünün en büyük varış noktası oldu, ülkenin denizleri ve kıyıları mikroplastikle kirleniyor ve yeni petrokimya kompleksleri için ÇED süreçleri tamamlanıyor. Söylem ile sahada yaşanan gerçeklik arasındaki bu makas, bir politika tercihi, yapısal bir çerçeveleme sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Önümüzde politika değişikliği için önemli bir fırsat var. Kasım 2026’da COP31’e ev sahipliği yapacak olan Türkiye, Sıfır Atık temasını zirvenin eylem ajandasına da ekleyerek öne çıkarmayı amaçlıyor. Bu, Türkiye’nin liderlik gösterebileceği ve anlatının ötesine geçerek, gerçek Sıfır Atık hedefini mümkün kılacak değişimleri başlatabileceği tarihi bir an. Zira gerçek Sıfır Atık hedefi plastiği geri dönüşüm kutusuna atmakla, başkasının plastik atığını almakla değil, onu kaynakta üretmemeyi başarmakla mümkün. Bu hedefe ulaşmanın yolu, atık ithalatını engellemekte, üretim kararlarında, yatırım tercihlerinde ve uluslararası müzakere masasındaki tutumda başlıyor.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.