Suat Kılıç’tan ‘Refah Market’ müjdesi: ‘Alışveriş parayla olmayacak’

Suat Kılıç’tan ‘Refah Market’ müjdesi: ‘Alışveriş parayla olmayacak’
Yayınlama: 07.05.2024
A+
A-

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Yeniden Refahlı belediyelerde kurulacak ‘Refah Market’ uygulamasına ilişkin, “Alışveriş parayla değil, ‘refah kart’ ile yapılacak. Aile nüfusuna paralel bir rakam doğrultusunda kartlara yükleme yapılacak ve bu ‘refah kart’ ile markette belirlenen rakamlar üzerinden alışverişler sağlanmış olacak” dedi.

Kılıç, pilot uygulamayı Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ile birlikte başlatacaklarını duyurdu.

 

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

 

‘Türkiye gündemi AK Parti-CHP yakınlaşmasından ibaret değildir’

Türkiye gündeminin AK Parti- CHP yakınlaşmasından ibaret olmadığını savunan Suat Kılıç, “Türkiye gündemi AK Parti-CHP yakınlaşmasından ibaret değildir. Bu diyaloğa esas teşkil eden anayasa tartışmalarından da ibaret değildir. Ülkemizin öncelikli gündemi ekonomidir. Temel toplumsal mesele geçim darlığıdır. Seçim geçti artık geçim derdindeyiz. Asgari ücret 17 bin 2 lira. TÜRK-İŞ’in açıkladığı açlık sınırı rakamı; 17 bin 750 lira. Ülkemizde açlık sınırı daha yılın 5. ayında asgari ücretin yüzde 5 üzerine çıktı. Tabii olarak diyoruz ki; taraflarla görüşülmelidir. Kaynaklar ve imkanlar zorlanmalıdır ve en düşük emekli aylığıyla asgari ücreti açlık sınırının üzerine çıkarmanın bir yolu bulunmalıdır. Et, süt ve her türlü tarımsal ürünün üretimin maliyetini düşürmeden çarşı, pazar, tezgah, raf fiyatını indirmek mümkün değildir. Gıda enflasyonu önce arazide üretimin maliyeti düşürülerek kontrol altına alınmalıdır. Marketlerde süt ürünleri pahalı olmakla birlikte, süt üreticilerinin belirlenen litre fiyatının üretim maliyetini karşılamaktan çok uzak olduğundan yakınmaktadır. Süt üreticilerinin korunması yönünde acil, kararlı ve istikrarlı adımlar atılmalıdır. Bununla birlikte dışa bağımlılık nedeni olan ucuz et yerine Türkiye’nin buzağı varlığının en az iki katına çıkarılması yönünde acil acil acil adımlar atılmalıdır.” ifadelerini kullandı.

 

‘İsrail’e karşı atılan adımlardan memnuniyet duyuyoruz’

İsrail’in Gazze’ye yönelik şiddetli saldırılarına değinen Kılıç, “Katillerin yargılanacakları ve ölümlerden sorumlu tutulacakları günler yakındır. Bu bağlamda Güney Afrika Cumhuriyeti’nin uluslararası ceza mahkemesinde açtığı davaya Türkiye’nin de müdahil olma kararını memnuniyetle karşılıyoruz. İsrail’le tüm ticari ilişkilerin Türkiye tarafından durdurulmasını da aynı şekilde memnuniyetle karşılıyoruz. Ticari ilişkilerin üçüncü ülkeler üzerinden sürdürülmemesi için gerekli önlemlerin titizlikle alınmasını da eş zamanlı olarak istiyoruz.” diye konuştu.

 

Suat Kılıç, Millî Eğitim Bakanlığı’nın öğretmen atamalarına ilişkin, şunları söyledi:

 

“Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 20 bin öğretmen atamasını yetersiz, sayının branşlara dağılımını da dengesiz buluyoruz. Atamalarda yüzde 50 KPSS, yüzde 50 mülakat ağırlığının yol açacağı adaletsizlikte ayrıca ortadadır. Mülakat kaldırılacak sözü verilmesine rağmen mülakata yüzde 50 ağırlık tanınması, KPSS’nin ağırlığını ve sıralamadaki öncelikleri tümüyle ortadan kaldırmaktadır. Bu durum adaletsizliğe yol açmakta adalet duygusunu kökten aşındırmaktadır. Mülakatların kaldırılacağına ilişkin sözlerin de artık tutulmasını beklemek hakkımızdır.”

‘İsrail ile anlaşmayı imzalayan Erbakan Hocamızdan önceki hükümettir’

İsrail’le Türkiye Cumhuriyeti arasında serbest ticaret anlaşmasının imzalandığı tarih ile ilgili polemiklere de yanıt veren Kılıç, “İsrail-Türkiye serbest ticaret anlaşması 14 Mart 1996 tarihinde imzalanmıştır. Refahyol hükümetinin kuruluşu ise 28 Haziran 1996 tarihidir. İsrail-Türkiye serbest ticaret anlaşması 4 Temmuz 1997 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yani imzalandıktan yaklaşık 15 ay sonra Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızın başbakanlığındaki Refahyol Hükümeti ise bu tarihten sadece 4 gün önce 30 Haziran 1997 tarihinde düşürülmüştü. Anlaşmayı imzalayan Erbakan Hoca’mızdan önceki hükümet anlaşmayı yürürlüğe koyan da yine Erbakan Hoca’mızdan sonraki hükümettir. 54’üncü Türkiye Cumhuriyeti hükümeti Refahyol Hükümeti olarak bilinen Erbakan Kabinesi, İsrail-Türkiye serbest ticaret anlaşmasını imza altına alan hükümet olmadığı gibi İsrail-Türkiye serbest ticaret anlaşmasını yürürlüğe koyan hükümet de değildir. Sosyal medyada sürdürülen bu polemiği tarihe not düşmek açısından bu şekilde tarih ifade ediyor ve kayıt altına almış oluyor” dedi.

 

‘Alışveriş ‘refah kart’ ile yapılacak’

‘Refah marketler’in gelir kaynağının belediyelerin gelir kalemleri olabileceği gibi bağışlar ile doğrudan söz konusu marketlere ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için yardımlar yapılabileceğini anlatan Kılıç, “Belediyelerimiz ‘refah marketler’e o ilde üretilen ürünlerden ya da başka illerdeki Yeniden Refah Partili belediyelerin tarımsal üretim veyahut yine yerel seçim beyannamemizde yer alan Refah Tarım Kooperatifi ürünlerinden uygun fiyatlarla tedarik etmek suretiyle vatandaşımıza ulaşmasını sağlayacak. Buralardan alışveriş parayla değil, ‘refah kart’ ile yapılacak. Aile nüfusuna paralel bir rakam doğrultusunda kartlara yükleme yapılacak ve bu ‘refah kart’ ile markette belirlenen rakamlar üzerinden alışverişler sağlanmış olacak. Vatandaşımız ‘refah kart’ın limiti kadar olan alışverişi herhangi bir ödeme yapmaksızın ‘refah marketler’den almış olacak” diye konuştu.

 

Pilot uygulama Şanlıurfa’da olacak

Kılıç, şöyle devam etti;

“Temel ihtiyaç maddelerinin vatandaşlarımız tarafından raflardan kendi elleriyle seçilip ihtiyaçlarına uygun bir şekilde tedarik edileceği bir sistemin inşasını hedefliyoruz. Burada inşallah pilot uygulamayı Şanlıurfa Büyükşehir Belediyemizle birlikte başlatmış olacağız. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Kasım Gürpınar’ın kendi büyükşehir ve ilçelerindeki pilot uygulamasını takiben Yeni Refah Partili diğer il ve ilçe belediyelerimizde peyderpey uygulamaya geçilecek. Tabii ki ilçenin nüfusu, sahip olduğu ekonomik imkanlar ve belediyenin devralındığındaki ekonomik yükü külfeti gibi konular uygulamanın hayata geçmesiyle ilgili takvimi etkileyebilecektir.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.